FoRuMMaVi DuYuRuLaRı: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Hangi bannerı kullanalım
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 06 Ocak 2009, 23:30:10


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   aŞaĞı
  Yazdır  
Gönderen Konu: 2 / B ( 2 BöLü B ) nedir ?  (Okunma Sayısı 411 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
MaVi
SiTe KuRuCuSu
Üye Bilgileri KoRGeNeRaL
*

Rep: 246
Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3753

Nereden: uZaKTaN


:.. DüŞüM MaVi ..:


« : 08 Mayıs 2007, 12:13:37 »

     Son yıllarda ormancılık alanında en çok tartışılan konulardan birisi de 2/B’ dir. Konuyu bilen, kısmen haberdar olan, hatta neredeyse doğru dürüst bilgi sahibi olmayanların dahi tartışmaya katıldığı günümüzde, bununla ilgili özet bilgi sunulması yararlı olacaktır. Belirtilen düşünce ile kaleme alınmış bu yazıda kısaca, 2/B’ nin ne olduğu, nasıl ve neden hukuk literatürü içine girdiği, gelinen son nokta konularında kısa bilgilere yer verilmiştir.

     Kısaca 2/B olarak ifade edilen kavram, 6831 Sayılı Orman Kanununun 2. maddesi B fıkrası’dır. Fıkrada; “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden, tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (Antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları, orman sınırları dışına çıkartılır.” Şeklindedir. Bu tanımlamanın içeriğini daha iyi anlaşılması bakımından tarihi süreç hakkında bilgiye gerek vardır.

     Türkiye coğrafyasında 1870 yılına kadar, sınırlı istisnalar dışında, halkın ormanlardan yararlanması tamamen serbest bırakılmış ve ormanlık alanların tahrip edilerek tarım, yerleşim ya da meraya dönüştürülmesine müdahale edilmemiştir. Hatta, vergi alınmasına imkan doğacağından, ormanlık alanlardaki ağaçların kesilerek bu yerlerde tarım yapılması teşvik edilmiştir. 1870 tarihli Orman Nizamnamesi ile ormanlardan bedelsiz yararlanma yasaklanmış ise de, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna kadar, günün koşullarında etkin bir örgüt kurulamadığı, devletin çöküş süreci içinde olması nedeniyle kontrolün yapılamadığı bir dönem yaşanmıştır.

     Cumhuriyetin kuruluşunu takiben 1937 tarihinde 3116 sayılı Orman Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanun 1. maddesinde ormanın tanımı yapılmıştır. Yasa’ya göre ormanı; “kendi kendine yetişmiş veya emekle yetiştirilmiş olup ta her hangi bir çeşit orman hâsılatı veren ağaç ve ağaççıkların toplu halleri yerleriyle birlikte orman sayılır.” şeklindedir. Bu tanımda yer alan ve güncel haliyle 6831 Sayılı Kanunda da aynen tekrar edilmiş olan, “ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır” ifadesi, üzerindeki ağaç ya da ağaççık topluluklar yok edilmiş olsa dahi, eski orman arazilerinin yasal yönden orman olma özelliklerinin devam ettiğini belirtmektedir. Bu temel kabule dayalı olarak 1937 yılından itibaren ormanların sahip ve sınırlarının tespitine başlanmıştır.

     Ormanın yasal tanımı yapılmış ve tahrip olunan yerlerde orman sayılmaya devam edilmiş olmakla birlikte, Türkiye’de gerek orman kadastrosu yapılan alanlarda, gerekse de henüz orman kadastrosu yapılmayan yerlerde tahribat sürmüştür. Orman kıyımını önleyemeyen yönetimler, orman örtüsü yok edilerek tarım, yerleşim ya da mera amaçlı olarak kullanılmaya başlayan arazilerin bir kısmını, yasa değişiklikleri de yaparak, işgalcilere dağıtmaya başlamışlardır. Ordunun yönetime el koyması sonrasında hazırlanan 1961 Anayasası ile ormanların özel mülkiyete geçişi yasaklanmıştır. Böylece, tahrip olunan orman alanlarının, uygulamaya konulacak yasalar ile işgalcilere dağıtımının da önü kesilmiştir.

Anayasa’daki bu yasağa rağmen orman tahribi sürmüştür. Yapılan ancak yaşatılamayan kadastro sonrasında, yasal bakımdan orman olan, ancak eylemli durumda yerleşim alanı, tarla vb. amaçlarla kullanılan geniş araziler oluşmuştur. Sosyal zorlamalar ve siyasi çıkar beklentileri sonucu 1970 yılında Anayasa değişikliği yapılarak, Anayasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce orman örtüsü tahrip edilmiş alanların orman dışına çıkarılmasına olanak tanınmıştır. Burada öne sürülen iki temel gerekçe;
     i. Yasaların geriye yürümezliği ilkesi nedeni ile Anayasa’nın kabulü öncesinde orman örtüsü yok edilmiş alanların bu düzenlemeye tabi olmaması gerektiği,

     ii. Anayasa öncesinde kadastro çalışması ve dolayısıyla orman dışına çıkarma uygulaması yapılmış yerler ile aynı tarihlerde orman örtüsü yok edilen alanların bulunduğu ve sadece kadastro yapılmamış olması nedeni ile bu araziyi sahiplenmiş olanların diğerlerinden ayrı tutulmasının eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığı”, şeklinde açıklanmaktadır.   

     1970 tarihli Anayasa değişikliği sonrasında, 15.10.1961 tarihinden önce tahrip edilerek farklı amaçlarla kullanılan orman alanlarının orman sınırları dışına çıkarılmasının anayasal yolu açılmış oldu. 1973 tarihinde 6831 Sayılı Orman Kanununda da Anayasaya uygun değişiklik yapılarak, orman kadastrosu yapılan yerlerde orman dışına arazi çıkarma uygulamasına da fiilen başlanmış oldu. Bu tür araziler, işgalcileri de belirtilmek suretiyle, Maliye Hazinesi adına tescil edilmektedir. 1980 yılında askerlerin yönetime el koyması sonrasında hazırlanan 1982 Anayasası ile 31.12.1981 tarihine kadar orman örtüsü tahrip edilmiş arazilerin orman dışına çıkarılmasına olanak tanınarak, 1961 tarihinden 1982 yılına kadarki dönemde tahrip olunan ormanlar da rejim dışına çıkarılmaya başlandı. Uygulamanın başlatıldığı 1973 yılından günümüze kadar yaklaşık 500 000 hektar (5 Milyon Dekar) alan orman sınırları dışına çıkarılmıştır.

     Maliye hazinesine ait olan bu araziler her hangi bir bedel ödemeksizin işgalcileri tarafından kullanılmaktadır. Bu arazilerin nasıl değerlendirileceği konusu yoğun tartışmalara neden olmaktadır. 
Kısaca 2/B olarak adlandırılan arazilerin işgalcilere satılması gerektiği görüşündekiler;
Bahse konu yerlerin geri dönülmez bir halde olduğunu, bu yerler üzerinde şehirler, fabrikalar, devlet binaları bulunduğu, milli servetin korunması bakımından ve çok sayıda insanların mağduriyetine sebep olmama açısından satışın tek çıkar yol olduğu,satış sayesinde, uzun yıllardan beri hiçbir bedel ödemeksizin bu yerleri kullanan kişilerin de arazinin değerini ödemek durumunda kalacağını ve arazilerin yasal statüye kavuşacağını öne sürerken,

     Satışa karşı çıkanların temel görüşleri;

     Yasalara aykırı olarak tahrip ve işgal edilmiş bu arazilerin satışının haksız kazanımlara neden olacağı, kamu malı olan ormanları tahrip edenlerin ödüllendirilmiş olacağını, bunun yasalara saygılı vatandaşların mağduriyeti anlamına geldiği,   

     Satışın yeni orman tahribi ve yağmalanmasını körükleyeceği, önü alınamaz orman kıyımı yaşanacağı ve ülkenin doğal yapısının bozulacağı şeklinde özetlenebilir.


Yerinizi kendiniz seçiniz…


Yrd. Doç. Dr. Hüseyin AYAZ
K.T.Ü. Orman Fakültesi
Orman Mühendisliği Bölümü
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
FORUM KURALLARINI OKUYALIM


Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın
Reklam Botu
 
Reklam Botu
Adminin Çiragi


ReP : N/A

 7/24 Online

Mesaj Sayisi: N/A



 
 
Thequill
Üye Bilgileri TüMGeNeRaL
*

Rep: 58
Offline
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1860

Nereden: Kocaeli


JacK^SparroW


« #1 : 16 Aralık 2007, 14:51:16 »

ellerine sağlık tesekkurler
Logged
lincoln41
Ziyaretçi
« #2 : 18 Aralık 2007, 17:49:01 »

tşkler
Logged
sarıkırmızı
GsMoD
Üye Bilgileri TüMGeNeRaL
*

Rep: 53
Offline
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2287

Nereden: İSTANBUL


KEMALİSTLER ZOR YETİŞİR.BENDE ZOR YETİŞENLERDENİM!


« #3 : 17 Ocak 2008, 22:18:04 »

Emeğine sağlık teşekkürler.
Logged

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Olun veya Giriş Yapın " MUSTAFA KEMAL ATATÜRK "
Sayfa: [1]   YuKaRı
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Sitemap
Arşiv1
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
HepsiTR l İzleTC l izlesene l Youtube l Youtube izlesene l YoutubeTC