İki kardeş bir dağ yolculuğuna çıkmışlar. Dağların görünüşü ve ihtişamı iki kardeşi oldukça büyülemişti. Bu güzellikleri ilk defa görmüş küçük kardeş birden haykırdı:
" Muhteşemmmm "
Sesi karşıki dağlarda yankılanıp geri döndü:
" Muhteşemmmm "
" Sen kimsin? "
Sözü biter bitmez cevap geldi :
" Sen kimsin? "
Kendisiyle dalga geçen birinin olduğunu düşünerek :
" Sen benimle dalga mı geçiyorsun? " dedi.
Cevap aynen kendisine geldi :
" Sen benimle dalga mı geçiyorsun? "
Genç iyice öfkelendi :
" Salak mısın be? "
Cevap yine değişmedi :
" Salak mısın be? "
Bunun üzerine abisine dönüp :
" Neler olduğunu sen anlayabildin mi? " dedi.
Abisi bir yandan tebessüm ediyor, bir yandan da kardeşinin içine düştüğü durumu izliyordu. Ona :
" Bak beni izle " dedi. Sonra dağa yönelip seslendi :
" Güzel gören güzel düşünür. " dedi.
Cevap gecikmedi :
" Güzel gören güzel düşünür. "
" Yaşamak çok güzel. "
" Yaşamak çok güzel. "
" Seni çok seviyorum. "
" Seni çok seviyorum. "
Kardeşi olanları hayretler içinde seyrediyordu. Ama yine de bir anlam veremedi. Abisine dönerek :
" Olanları bana anlatabilecek misin? " dedi.
İnceden inceye tebessüm eden abisi, kardeşini daha fazla meraklandırmamak için:
" İnsanlar buna YANKI derler. Ama o bizim hayatımızın ta kendisidir. Hayatta söylediğin herşey bir gün gelir ve seni bulur. Tıpkı dağa söylediğin sözler gibi. Başkalarından güzel şeyler duymak istiyorsan, kendi kalbini güzel şeylerle doldurmalısın. " dedi.
Kardeşi durumu anlamıştı. Ama son söz daha söylenmemişti. Kardeşine dönerek konuşmasını bitirdi:
" Sen hayata ne verdiysen, emin ol ki onu sana geri iade edecektir. "
" Güneşin neyse, dünyan da onun etrafında döner. "