Püüsre
Co-aDMiN
|
 |
« : 05 Nisan 2008, 15:56:59 » |
|
Attila : Attila'nin ordusu MÖ 450 ye kadar Mogolistan'dan Rus Imparatorlugunun sinirlarina kadar Asya'nin tamamini fethetmisti. Gerdek gecesi burun kanamasindan ölmüstü. MÖ 453'te genç bir kizla evlenmisti. Savas meydanlarindaki ünlü siddetinin tersine, sölenlerde az yiyip içmeyi adet edinmisti. Dügün gecesi bu adetini birakarak tika-basa yedi ve kafayi buluncaya kadar içti. Gecenin bir saatinde burnu kanamaya basladi, ancak bunu fark edemeyecek kadar sarhostu. Kendi kaniyla boguldu ve ertesi sabah ölü bulundu.
Tycho Brahe: 16. yüzyilda yasamis Danimarkali bir astronomdur. Onun arastirmalari Newton'un genel çekim kanununun yolunu açti. Vaktinde tuvalete gidemedigi için ölmüstü. 16. yüzyilda yemek bitmeden ziyafet sofrasindan ayrilmak hakaret kabul edilirdi. Brahe çok içmesiyle bilinen bir adamdi, ama o gece sölene gelmeden tuvalete gitmeyi unutmustu. Üstelik yemekte de içkiyi fazla kaçirdi. Izin isteyemeyecek kadar da kibardi. Sonunda mesanesi patladi ve 11 gün aci çektikten sonra öldü.
Horace Wells: 1840'larda anestezi kullaniminin öncülügünü yapti. Intihar etmek için anestezi kullanmisti. Anestezi arastirmalari sirasinda çesitli gazlarla deneyler yaparken, kloroform bagimlisi olmustu. 1848 de iki kadina sülfürik asit sikmaktan tutuklandi. Hapisteyken yazdigi bir mektupta, sorunlarinin sebebi olarak saldiridan önce fazla miktarda aldigi kloroformu suçladi. 4 gün sonra hücresinde ölü bulundu. Kendisini kloroformla uyusturmus ve bir usturayla kalçalarini kesmisti.
Francis Bacon:16. yüzyilin en etkili beyinlerinden biriydi. Devlet adami, felsefeci, yazar ve bilim adami olmasinin yani sira, Shakespeare'in bazi oyunlarini onun yazdigi bile söylenir. Bir pilici karla doldurmaya çalisirken ölmüstü. 1625 yilinin bir ögle sonrasi, Bacon kar firtinasini seyrederken, etleri korumak için karin tuz gibi kullanilabilecegi fikrine kapildi. Bu denemek için komsu köyden bir piliç satin aldi, onu kesti ve disarida karin altinda donmasi için karla doldurmaya çalisti. Piliç asla donmadi, ama Bacon dondu.
Jerome Irving Rodale: Organik gida hareketinin kurucusu, Organik Çiftçilik ve Bahçecilik dergisinin yayincisi ve büyük bir yayin sirketi olan Rodale Gazetecilik'in kurucusu. Organik gidalarin yararlari hakkinda kendisiyle yapilan bir röportaj sirasinda ölmüstü. 1971 yilinda Dick Cavett Show'a çikip ta, "kafayi bulmus bir soförünün kullandigi bir araba çarpmazsa, 100 yasima kadar yasarim," dediginde sadece 72 yasindaydi. Sohbetin bir yerinde koltuga yigilip kaldi. Ölüm sebebi kalp kriziydi. Bu program hiç yayinlanmadi.
Aeschylus: MÖ 500'lerde yasamis bir oyun yazaridir. Bir çok tarihçi onu Yunan tragedyasinin babasi sayar. Kafasina bir kaplumbaganin düsmesi sonucu ölmüstü. Efsaneye göre kartallar kaplumbagalari yakalar ve kabuklarini kirmak için kayalara düsürürdü. Kartalin biri Aeschylus'un kel kafasini kaya sanmis ve yakaladigi kaplumbagayi onun basina birakmisti.
Jim Fixx: Çok satilan Kosu Kitabi'ni yazariydi. Bu kitap, 1970lerde jogging modasi baslatmisti. Jogging yaparken, kalp krizi geçirdi ve öldü. Bir gün evinden çikmis ve jogginge baslamisti. Kisa bir süre kosmustu ki, agir bir koroneri basladi. Daha sonra yapilan otopside, koroner arterlerinden birinin %99, digerinin %80 ve üçüncünün de %80 tikanmis oldugu ortaya çikti. Ölümünden önceki haftalarda 3 kriz daha geçirmisti.
Lully: 16. yüzyilin favori bestecilerindendi, Fransa krali için de besteler yapmisti. Bir defasinda müzisyenlere prova yaptirirken, hizli bir tempo gelmis ve çubugunu elinden düsürmüs, çubuk ayagina çarpmisti. Enfeksiyon sonucu öldü.
|
|
|
|
|
Logged
|
PusLu hava, bir akşam üstü Üzerime yağmur yağıyor Üşüyorum sevdiğim sensiz $orma ne zaman biter bu ayrıLık RastLamadım biLesin eşine €Lbet bitecek bu ayrılık !!! Kaybettiğini kazandığın yERde buLamazsın ... / PüÜ$R€
|
|
|
| |
Reklam Botu
Adminin Çiragi

ReP : N/A
7/24 Online
Mesaj Sayisi: N/A
 |
|
|
|
|
zor*esmer
Ziyaretçi
|
 |
« #1 : 02 Mayıs 2008, 19:54:56 » |
|
Sivas Katliamı veya Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması ve dolayısıyla şehirde bulunan 33 yazar, ozan ve aydının yakılarak katledilmesi ve oteli ateşe verenlerden de ikisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar zinciridir.
Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün de Pir Sultan Abdal’ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülmüştü. Bu kapsamda pek çok aydının yanı sıra Aziz Nesin bu etkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti.
2 Temmuz 1993 günü organize biçimde öğle saatlerinde Paşa ve Meydan camilerinde çıkan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi’ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.
Hızını alamayan ve sayısı yaklaşık 10.000'e ulaşan grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grubun sayısı akşam saatlerinde 20.000'e yaklaştı. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı bunun sonucunda taşlanarak camları kırılan Madımak oteli tutusturalan perdelerler ve alt kattaki bulunan esyalarla birlikte yakildi otele sığınmış olan aydınlardan, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 37 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç edilmekten araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.
Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ile 2 saldırgan yaşamını yitirdi. Gene olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstü tahrip edildi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
zor*esmer
Ziyaretçi
|
 |
« #2 : 02 Mayıs 2008, 19:56:52 » |
|
-----------------------------ÇERNOBİL FACİASI----------------------------
1972’de Ukrayna’daki (O dönem SSCB’nin bir parçasıydı) Kiev’in 140 km kuzeyinde kurulan Çernobil Nükleer Santralı’nda ortaya çıkan kazaya, her biri 1.000 Megawatt (MW) gücünde dört reaktördeki tasarım hataları ile reaktörlerden birinde güvenlik sisteminin devre dışı bırakıldığı bir sırada deney yapılması yol açtı.
Deneyin yapılacağı 25 Nisan 1986’da önce reaktörün gücü yarıya düşürüldü, ardından da acil soğutma sistemi ile deney sırasında reaktörün kapanmasını önlemek için tehlike anında çalışmaya başlayan güvenlik sistemi devre dışı bırakıldı. 26 Nisan günü saat 01:00’i biraz geçe teknisyenler deneyin son hazırlıklarını tamamlamak üzere ek su pompalarını çalıştırdılar. Bunun sonucunda gücünün yüzde 7’siyle çalışmakta olan reaktörde buhar basıcı düştü ve buhar ayırma tamburlarındaki su düzeyi güvenlik sınırının altına indi. Normal olarak bu durumda reaktörün güvenlik sistemine ulaşması gereken sinyaller de teknisyenler tarafından engellendi. Su düzeyini yükseltmek için buhar sistemine daha fazla su aktarıldı ve saat 01:23’de deneyin fiilen başlatılması için koşulların oluştuğuna karar verildi. Deneyin amacı, reaktörün çalışması ansızın durdurulduğunda, buhar tirbünlerinin daha ne kadar süre çalışmayı sürdüreceklerini ve böylece ne kadar süre acil güvenlik sistemine güç sağlayabileceklerini öğrenmekti. Geri kalan öteki acil güvenlik sinyali bağlantılarını da kestikten sonra türbinlere giden buhar akışı durduruldu. Bunun sonucunda dolaşım pompaları ve reaktörün soğutma sistemi yavaşladı. Yakıt kanallarında ani bir ısı yükselmesi görüldü ve yapım özellikleri nedeniyle reaktör tümüyle denetimden çıkmış oldu. Tehlikeyi farkeden teknisyenler reaktörün durdurulmasını sağlamak amacıyla bütün denetim çubuklarını derhal sisteme sokmaya karar verdiler. Ama aşırı derecede ısınmış bulunan reaktörlerde saat 01:24’te yani deneye başlanmasından bir dakika sonra iki patlama oldu. Bu patlamanın ayrıntıları tam olarak bilinememekle birlikte, denetim dışı bir çekirdek tepkimesinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.Üç saniye içinde reaktörün gücü %7’den %50’ye fırladı. Yakıt parçacıklarının soğutma suyuyla karşılaşması, suyun bir anda buhara dönüşmesine yol açtı. Oluşan aşırı buhar basıncı reaktörün ve santral binasının tepesini uçurdu. Reaktördeki zirkonyum ve grafitin yüksek sıcaklıktaki buharla karşılaşması sonucu oluşan hidrojen yanarak bütün santralı ateşler içinde bıraktı.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
zor*esmer
Ziyaretçi
|
 |
« #3 : 02 Mayıs 2008, 20:00:02 » |
|
Halepçe Katliamı İran-Irak Savaşı’nın sekizinci yılında Enfal Operasyonu kapsamında gerçekleştirilen Halepçe Katliamı’nda, binlerce Kürt korkunç şekilde yaşamını yitirmiştir. 16 Mart 1988’de gerçekleştirilen katliam sırasında İran sınırına yakın bir bölgede bulunan Halepçeliler, Irak ordusunun yaptığı hava bombardımanından sonra sığınaklara çekildilerse de bir süre sonra helikopter ve uçaklardan atılan kimyasal gazlardan kendilerini kurtaramamışlardır. Saldırılarda en az 5,000 sivil ölmüş, 10,000’den fazla sivil yaralanmıştır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
zor*esmer
Ziyaretçi
|
 |
« #4 : 02 Mayıs 2008, 20:02:07 » |
|
----Hiroşima-----
Hiroşima'ya atom bombası saldırısı; İkinci Dünya Savaşı'nın son aşamasında 6 Ağustos 1945 saat 08:15'te Amerika Birleşik Devletleri'nin Uranyum-235 tipi atom bombası "Little Boy" (Küçük Oğlan) ile gerçekleştirtiği insanlığa karşı toplu katliâmıdır.
Amerika Birleşik Devletleri önceden Japonların hayat ve hakeket tarzılarını araştırarak onların binalarında oldukları saatini saptamış[kaynak belirtilmeli] ve saldırı saatini sabah 08:15 olarak kararlaştırmıştı.Çünkü evlerinde iken yıkım daha büyük olurdu.
Japonya 10 Temmuz 1945'te Yüce Savaş Yönetimi Kongresinde Sovyetler Birliği aracılığıyla mütareke yolunu aramak üzere Fumimaro Konoe'yi özel elçi olarak yollamayı kararkaştırarak Sovyetlere teklif ettiyse, 17 Temmuz 1945'te Almanya'nın Potsdam kentinde Müttefikler liderleri Harry S. Truman, Winston Churchill ve Josef Stalin'in katılımıyla Potsdam Konferansı açıldı ve ertesi gün Sovyetler Birliği Japon özel elçinin yollanmasını reddetti. 26 Temmuz 1945'de Müttefikler 'Potsdam Demeci' ile Japonya'ya teslim olmaya çağırıdı. Ancak ilanın taslağında varolan İmparatorluk sistemin korunmasına dair madde kaldırıldığı için Japon Başbakanı Kantarô Suzuki Potsdam Demeci'ni kabul edemedi. Böylece Japonya'nın teslim isteği geri çevirmiş oldu. Bunun amacı iki çeşit atom bombasının etkisini canlı insanlarla denemek içindi. Amerika Birleşik Devletleri Hiroşima'daki katliâmından sadece 3 gün sonra 9 Ağustos 1945 saat 11:02'de Nagasaki'de Plütonyum-239 tipi atom bombası "Fat Man" (Şişko Adam) ile ikinci katliâmı gerçekleştirdi.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
zor*esmer
Ziyaretçi
|
 |
« #5 : 02 Mayıs 2008, 20:04:53 » |
|
din kardeşlerimiz olan filistin haala işgal altında savaşla iç içe ve buda dünya tarihindeki ölümler arasına giriyo ((( utansın ey insanlık ))) 1 avuç toprak için !!!!!!!!!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|